29 Haziran 2019

AMAN EL ALTINDA VE TAZE OLSUNLAR

HOOLA BEBİŞLERİM YETTİMMM !!!
malumunuz vechi ile yaz geldi; havalar marmaris'te 1500 dereceden birazcık az,
bendeniz dışarı çıkmaktan korkar halde yaşarken evin ihtiyaçları da bitmek bilmiyor bu da acı bir gerçek..
bugün farkettim ki hatta; 
araba kullanmayı bile unutmuşum 2 aydır o kadar diyim
hal böyle iken sık kullandığım; ama bozulmayacak kadar da sık kullanmadığım birkaç ürünü nasıl depolayıp muhafaza ettiğimi paylaşmak istedim sizlerle :)


öncelikle belirtmeliyim ki; yazın baharat muhafaza etmek büyük sıkıntı..


 bozulması; böceklenip kokularının ve rayıhalarının değişmemesi için yaz başı bi kontrol şart..


baharattan sonra elbette çaylar da bakımı en az onlar kadar hak ediyor..
bozulmaz demeyin;
BOZULUYORLAR VE SİZ ANLAMIYORSUNUZ MAALESEF !!


bir de neredeyse tüm hamur işi ve makarnalara giren kaşar sorunsalımız var..

  
ben kiloluk olarak alıp bir kısmını rendeleyerek; 


bir kısmını da tostluk olarak doğrayıp buzluğa atıyorum; çok rahat oluyor..


ben çok uzun yıllardır ev salçası tüketiyorum..hazır salça tüketmeyeli çok uzun zaman oldu..
ama bir dönem farkettim ki;
ne spagetti ne de ezmeler-çemenler ve bazı soslar,
hatta tostlar ev salçasıyla güzel olmuyor..
çok seyrek lazım olacağı için marketten yok yere salça da almak olmaz;
kendime göre kiloluk domates salçası alıp çemenlik; tostluk ve spagettilik olarak farklı ebatlarda bölüp buzluğa atıyorum kapsül şeklinde;
 çok rahat oluyor..


benim kendimce aldığım tedbirler ve bulduğum çözümler bunlar..
bloglara artık postlar girilmediği;
girilse de kimselerin zahmet edip okumadığı şu zaman diliminde ihtiyacı olan hanımlarımıza yardımcı olacak bilgilerinizi paylaşmanızı ben de 4 gözle bekliyorum..
sevgiyle ve sağlıcakla kalın bebişlerim..
HAAAAA !!
BİR DE SERİN !!!


20 Haziran 2019

ASMA YAPRAĞINDA ENGİNAR DOLMA

HOOLA BEBİŞLERİM BEN GELDİM

şimdi size adet olduğu üzre of sıcak..pof yandım diycem..
direk ışınlıycaksınız beni biliyorum 
o yüzden sizleri çok da sıkmadan;
mevsimi de geçmeden tarifimi verip kendi kendimi ışınlayım  usulünce

enginarları çok güzel ayıklatıp -ben yapamıyorum çünkü- sapları da dahil limonlu suda beklettim..
bu sefer enginarın yenilebilir yapraklarından da koydum birkaç tane; 
çünkü bu tarif sayesinde yapraklarından yapılan dolmayı da çıkartmış olurum diye düşündüm


baharatlar bunlar arkadaşlar..
kuş üzümü; çam fıstığı, tatlı toz biber, karabiber, kaya tuzu nane ve sonradan eklemediğimi farkedip koyduğum yenibahar



yemeklik doğradığım kuru soğanı zeytinyağında az kavurdum..
üzerine iyice yıkanıp süzülmüş pirinci ekleyip şeffaflaşana kadar kavurdum..
daha sonra baharatları ekleyip tadlarının bütünleşmesini sağlayıp 1 bardak su ekleyerek iç pilavımı demledim..
bu arada dikkatinizi çekmek istediğim 2 konu var:
1-ben iç pilava şeker koymam..siz damak zevkinize göre hareket edin..
2- kuş üzümü ve çam fıstığını lütfen çöpleri ve kabuklarından ayırıp mümkünse biraz suda bekletip yıkayarak iç pilava ekleyin


enginar çanaklarını ve yapraklarını aynen görüldüğü gibi doldurdum..


çanakları bu şeklide asma yaprağıyla alttan 1 ters yönden 1 yaprak olmak üzre kapattım..
enginar yapraklarını ise her ne kadar gerek yok dense de birer kürdanla sabitledim zira hiç sevmem taşıp tencerenin içine doluşmuş dolma malzemesini


 en son üstlerini de yaprakla kapatıp önce harlı ateşte sonra kısık ateşte 1 bardak su; zeytinyağı ve limon dilimleriyle suyunu çekene kadar pişirip ılıyıncaya kadar açmadım hiç kapağını..


ve sonuç...
yapraklı ve yapraksız olarak paylaşıyorum görseli..



bunlar da enginarın kendi yapraklarını doldurduğum ve lezzet olarak neredeyse midye dolmaya benzeyen kısmı..
açık söyliyim; 
ENFESTİ!!!
bu arada belirtmeden geçemiycem; 
bu tarz yemekler bizim sofralarda yemek değil; meze veya neredeyse salata muamelesi görüyor; 
bunu da yani kadere bir isyanım olarak buralara bi yere not düşeyim dedim 

hepinize sağlık dolu sofralarda şen kahkahalarla dolu günler diliyorum bebişlerim




1 Mayıs 2019

GELDİ YİNE BALKON MEVSİMİ

HOOLA BEBİŞLERİM BEN GELDİMMMMM
enerjik başlangıçlara bayılırım..
enerjisi yüksek girişlere de
her ne kadar bu konuda kendime yetemesem de çevremdekilerin bunu anlamasına gerek yok diye düşünürüm hep..bu yüzden her ne kadar mecalim yoksa da;
sımsıkı tutunup-tutunmaya çalışıp hayata..
hepinize kucak dolusu sevgilerle geldim..
giriş bölümünde fotolar biraz sevimsiz; 
zira kapatılmış balkon ne kadar hoş olabilirse okadarını sunacağım size..
az sabır..
sonlara doğru değdiğini anlayacaksınız..
bütün bir kış  klasik marmaris yağmurlarıyla nefes alamaz bir şeklide içeri tıkıldık..
ehh bunca yağan bereketin bir de getirisi (!) oldu elbet..
saksılarda coşan yabani otlar şeklinde..

aman Allahım bu benim balkonum mu gözlerime inanamıyorum 😔


adetimdir; neredeyse tropik yağmurları andıran Marmaris yağmurlarından korumak için çiçeklerimi her yıl böyle diplere doğru yerleştirerek koruma altına alırım..


öyle çok yağdı ki bu sene; 
saksıdaki yabaniler engellere sığmam taşarım dercesine haykırmışlar adeta


ilk işim bir güzel temizlik operasyonu gerçekleştirmek oldu..



saksılar yenilendi; zararlılaran temizlendi..


bazıları neslini toprağın dışında de devam ettirme arayışına girmişlerdi hatta...😜😝


poşetler dolusu zararlıyı görünce gözlerime inanamadım 😨😫

 mutlu eden şeyler de olmuyor değildi hani 😍😍
küpe çiçeğim ve boyu 1 metreyi aşan ''aşkın gözyaşları'' açtıkça açmış çiçeklerini..


temizlik işlemi bitince yüzü gözü açıldı sanki saksıların ne dersiniz ??


sandıklar açıldı;


içindekiler ortaya saçıldı ;) 

bu yıl baykuş ailesine murano'lardan oluşan 6'lı bir set katıldı..
yeni değiller sadece sıralarını bekliyorlardı ..
kardeşim sanrım rodos'tandı; hediye getirmişti..kısmet bugüneymiş..


ömrünü uzatmak istediğim; bende anısı olan herşeye sukulent ekebilirim bunu biliyor muydunuz??
mesela şu üzerinde isimlerimiz yazan fincanlar taaaa çeyizimdendi..
50 gün önce kaybettiğim rahmetli kuzenim bana hediye etmişti nurlar içinde yatsın 🙏🙏


bakırlar anneciğimin hediyesi; hemen yanındaki İngiltere'den ve diğeri ise bir arkadaşımdan..


aşkın gözyaşları'nı budayıp tohumlarını sevdiklerime dağıtmak için ayırdım..
sonra da oturup üzüldüm küçücük bir şey kaldı diye 😥😥


bu arkadaşın da yüzlerce yeni tomurcuğu vardı düşen; onlar da dağıtılacaklar arasına girip sürgünlerinden temizlendi..


sonlara yaklaşırken yüzü-gözü açılmaya başladı  bira balkonun ne dersiniz??



sahi akşam güneşi kime vuruyordu?? 😜




bakın bu çiçeği ben çocukluğumdan beri arar; ama adını bilmediğimden bir türlü bulamazdım..
seralardan birini gezdiğim bir gün bunu kıyıda-köşede öyle mahsun beklerken buldum..
kaptığım gibi gittim sera sahibinin başına;
 ve evet o da bilmiyordu adını..😕😕

oğluşumun Kapadokya hatırasıydı benim için mesela bu fincan da..


şu yavruların güzelliğine bakar mısınız??


 gelinlik kızlarım taçlarını-duvaklarını takmaya başlamışlar birer birer 💗💗


herşeye çiçek ekicem derken bi bakmışım ki fideleri sulamak için su kabı kalmamış elimde 😖


bu benim kapluşlar bu yıl da böyle balkonlarda bakışmaca..


kavuşurlar mı birgün ne derdiniz??


sen aylarca fındık sepeti peşinde koş; sonra onu tut saksı yap kendine..😒😒
tam benlik bir davranış tebrik ederim 😜😎


kim demiş antikalara çiçek ekilmez diye??
altın yere düşse değerini kaybeder mi??
tenekeyi parlatsan hiç çeyrek altın eder mi?? demişti barış manço yıllar önce Allah rahmet eylesin 🙏🙏


y-yaaa sen resmen benim istediğim gibi şekil alıyorsun yaaaaa💗💗💗


bunlar benim yeni kızlarım..nasıl da kibarlar di mi??


aşkla çoğaltıyorum; bu da size ispatı 😍😍


son dokunuşlar..


ahh ne çektim sizi boyarken beeennnnn 😥😥


                                             ilk terarrium denememdi kendisi 😏😏


                                         bunlarda bir değişiklik yok yerlerinden başka



sanırım bi kahveyi hepimiz hakkettik ne dersiniz??


 amaaaağğnnn canım kuş mu kondurdun nedir yani?? diyenlere de cevabımdır efenim 😏😏 
daha da iyisini yaptım ehheheheee😛😜😛😜

(her ne kadar instagram yüzünden blog  okuyucusu diye birşey kalmamış olsa da)
ben tüm gün çalışmaktan pert olmuş yatarken bu güzelliklere bakan siz sevgili okuyucu !!
ben gibi yapın..
tüm acılarınıza..
tüm hastalıklarınıza..
tüm kaygılarınıza..
hatta can korkunuza rağmen tutunun hayata ve yaşayın onu..
kendiniz başta olmak üzre hiçkimseyi de moralize etmeye; mutsuz kılmaya hakkınız yok bunu unutmayın..
sevgiyle; umutla ve full time sağlıkla kalın